Portakal, Çay ve Yeşil <3

03 February 2010

Heh işte bu üçünü birleştirince ortaya portakallı yeşil çay çıkıyor hem de doğadan  :)   Allam yeşil çaya nasıl güzel bir tat veriyor bu portakal hem de nasıl..Bayıldım..Aslında ben tee üniversite sınavı için hazırlanırken annem yapardı bana ama bugünlerde -diyetin etkisinden midir nedir bilemedim- tadı pek bir güzel geliyor..Hani tee dediğime bakmayın çok değil bir buçuk sene önce idi..Neyse şiddetle tavsiye ediyorum metabolizmayı hızlandırıyormuş yeşil çay,ben de katlanabilir hale getirmek için portakkalısını içiyorum :P

image

 

Bugün o banka senin bu banka benim gezdim..Girmediğim banka kalmadı vallahi..Sonunda bütün kredi kartı borçlarımı ödedim,evet yeni taksitler kapıda olabilir ama o zamana kadar rahatım..Deli gibi alış-veriş yapıyorum gözüm dönüyor alış-veriş merkezine girince.off allam kadın olmak ne zor iş..Kendimi durdurmanın yollarını bulmam lazım..(ki Bir Alışverişkoliğin İtirafları‘nı iki kere izlemiş olsam bile)….
Sınav paramı da yatırdım..Gircem yani çok pis kararlıyım…İki sınava gircem sanırım bilmiyorum yarın Ceron’la giidip başvurularımızı yapcaz.Kısmet :)

Bugün liseden eski arkadaşlarla buluştuk,çoğu tekrar giriyor sınava..Yalnız değilim yani :P Güzel normal bir buluşmaydı..Ben diyet yüzünden yanımda yenilen ayvalık tostlarına,dürümlere burnumu tıkayıp Ebru’nun parfümü kokladım :P Çok azimliyim demiş miydim??İkinci günümü devirdim.nihahaha..

Büşra’yla-kardeşim- kendimizi süs yapımına verdik..Yarın liste çıkarcakmış hanfendi gerekli araç-gereç ne lazımsa artık al gel diyor :P artist,ablası kılıklı..

Buket gelmiş İstanbul’dan hanfendi Rusça’ya verdi kendini..sonu nolcak bilmiyorum :P O,ceron,süme,ben buluşcaz,ortaköy bizi bekler tekrardan ben araba ile lütfen tekrar ediyorum araba ile Ceren’i alıp okula gittikten sonra okumamışsınızdır diye yine tekrar yazıyorum araba ile Buket’i alıyorum ver elini ortaköy,,artık ordan sonrası tamamen doğaçlama :P

Uff gece gece yine ne çok yazmışım yaa  :???:
Kendinize dikkat edin,yeşil çay için portakallı olandan :P
Kalın Sağlıcakla.

en dip notla düzelt beni: Az önce tartıldım 60,4 e düşmüşüm..yaşasın yaşasın yaşasın az kaldı :P
en dip notla düzelt beni yeniden yeniden: A,C,E vitaminliymiş doğadan yeşil çay ben üzerinde portakal resmi var diye portakallı sandım :D ama üzerinde portakal resmi var yani unutmayın :P

Coffee,tea or me??

01 February 2010

Bana sarılarak göster sevdiğini..

Cuma günü Ortaköy’e gittik kızlarla..Evet,size göre ismi çok özenti gelebilir,ama na’palım biz gelişmekte olan bi şehiriz :) Çok eğlendik çok güldük,yedik,içtik..Garsonlardan ikisiyle gereğinden fazla gözgöze geldiğim için tesadüf değilde “kesilme” diye adlandırmaya başladık..Masada çok telefon vardı ama çok yaaa :) Ceren’i radyasyon kız ilan ettim,üç telefon taşıyor yanında ya.Bunun dışında çok fazla kayda değer bir şey olmadığı için yazmıyordum kaç gündür..

Diyete gircem artık ya!!Evet bunu yaklaşık ramazandan beri söylüyorum ama bir türlü gerçekleştiremedim!!167 boyum var evet ama en son 58.9 kiloydum şimdi 62.1 olmuşum ağlıcam resmen..Yarın ilk günüm olcak.Çok azimliyim bu sefer,ama zaten akşam böyle oluyor sabaha unutuyorum ama yapcam işte bananee!!

Yarın dişçiye gitcem yirmilik dişlerim çıkıyor ama böyle beynime beynime çıkıyor resmen.Neyse çok heycanlıyım ne o koltuğu seviyorum ne hastane kokusunu,midem bulanıyor.Bir de böyle hani D&R a girersin dergi kısmına bakarsın cancanlı olur rengarek heh bir de oraya bakınca başım dönüyor zaten..Ayrıca yarın hem harç paramı yatırcam hem ÖSS için para yatırcam..Ne öss si lan?! diyenler için hemen cevap vereyim tekrar gircem,neden mi? Gircem işte banane!!

Kanal d de neden saat on ikiyi geçince korku kuşağı başlıyor..TV açık ama hiç bakmıyorum böyle,ama film oynuyor orda farkındayım..Beş dakika bir bakayım dedim..Allam en korkunç yerine mi gelmişim ne yapmışım,mühendis diye adlandırılan bir herif insanları kancalıyarak parçalara ayırıyor eh iş böyle olunca insanlar ölüyor..Ne hoş.Beni aldı mı bir korkma..Çişimi bile yapamadım o gece..Babam tuvalete kalkmış gel yatır beni baba dedim..O uyuttu yoksa uyuyamıcaktım..Yani annem bunu duysa kesin yine başlar “Sen eve çıkamazsın,filmden bile korkuyorsun..Sen eve çıkamazsın böcekten korkuyorsun.Sen eve çıkamazsın falan filan..”Hayır böcekten yalnızken korkmuyorum,başkaları varken böcekten korkmak istiyorum,yalnız olsam içimdeki Zeyna açığa çıkar ve ben o böceği öldürürüm.Ama insanların yanındayken böyle bir korkaklık çöküyor.Na’pıyım??

Başlığıma gelsin konu-aslında gelmese de olurdu çünkü ben yine bunu bir yerde okudum fakat hatırlamıyorum yine nerde okuduğumu falan-,,neyse geldi artık..İşte çok güzeldi..Cevap verenler hep beni seçti hep beni seçti,,tamam çay ve kahveyle bir alıp veremediğim yok ama buda bir nevi ego tatmini mi desek..Demeyelim vazgeçtim çok ağır oldu..Küçük şeylerden mutlu olmak diyelim :P

Jelibonlu kek yapmaya kalkmıştık,Nesliyle :) Güzelce almıştık  gerekli malzemeleri yaptık her şeyi..Jelibonları bile rendeledik öyle düşünün..Hayır ama o zamanlar jelibonlu kek diye bir kavram olmadığı için internette yada yemek dergilerinde böyle bir tarif de yoktu.Neyse kendi tarifimizle bitirdik..İş keki kalıba dökmeye geldi..Baktık dökcek kap yok,,plastikimsi bir kalıp bulduk,ama plastik olduğunu anlayamamışız,,hayır düşündüğünüz gibi değil on iki yaşında falan değiliz, 15 yaşındayız.Sonra kalıba baktık,,olur mu ki falan diyoruz..Kilit kelimeler döküldü ağzımızdan-hangimizden hatırlamıyorum-”Oluuuurrr yaa,neden olmasın…” Güzelce döktük kalıba..Verdik fırına vermez olaydık :D On dakika sonra baktık kalıbın yarısı erimiş..Sonra biz aldık onu,başka kalıba döktük böyle yarı pişti yarı pişmedi falan..Yedik ama,,aynı anda kumpir de yaptık nasıl becerdiysek..Neyse,o da başka zamana :P pP

Bugünlük,gecelik artık benden bu kadar..Yarın babam maaş alıyor ayrıca battığım kredi kartı borç batağından çıkmak için bankalarda çürütcem ömrümü..
Havanın sağı solu belli değil..Sıkı sıkı giyinin..Kendinize öenm verin :)
Kalın Sağlıcakla..

Kalp Kalbe Anacım.

26 January 2010

Na’alaka bu başlık? Hemen söyliyim Zuhal Topal’la İzdivaçı izleyerekten yazıyorum bu yazımı..Hayır tutkunu değilim ama bu saatte başka bir şey yok-ki :(
Dün akşam çok eğlendik..Saat üç sularında annem ve babam otobüsün kornasına uyanmışlar..Korna çala çala bizim evin bayırından kaptırmış kaya kaya gidiyor ama önüde araç dolu onlarda kayıyor..Hayır gecenin üçünde o kadar arabanın ne işi var bizim evin yolu üstünde.Tamam çok işlek bir yol olabilir ama saat on bir dedin mi hayat biter Zonguldak’ta..Bir de kornaları dülülülülülü diye çalan otobüslerden..Bir küt sesi duyuldu ama ne yaptı ne etti hiç bilmiyoruz..Sonra bu bayır çok dik :) ama baya bir merkez çoğu kişinin yolunun üstü.Arabalar çıkamıyor yoldan :P Arabalar kayıyor..Onları itmeye çalışan insanlar tutunamıyor,onlarda kayıyor..Yüz üstü düşen mi istersin,popo üstü yapışan mı :D neyse gece de böyle bitti :)

Sabah oldu..Her seferinde kuaföre ağda için elli lira vermekten bıkan ben,kendimi bir kutu roll-on ağdaya ve babamın şevkatli kollarına bıraktım.Sonuç,gayet başarılı..Çok malmışım dedim bundan sonra babamla yola devam :P Hem kendini bir kaptırdı kırk yıllık ağdacı gibi çatır çatır yapıyor..

Bugün yapcak bir şey yok..Kitabıma vercem bugün kendimi,bir de Büşra’yla vakit geçircem..Dün o buzlu yolda arabayı sürdüğümü söylemiş miydim bilmiyorum.Neyse sürdüm :) ben de gayet başarılıydım :P ee babasının kızı..Neyse artık.

Kalın Sağlıcakla :)

Sen Gittin..

26 January 2010

“Neden kimsenin masalı mutlu sonla bitmez ki” demiştim..
“Seninki biticek inan bana!!” dedin gözlerimin içine bakarak..
O an inanmak istedim.Sadece o an için bu hayatta güzel bir masalı güzel şekilde sonlandırabileceğime inanmak istedim.
Sonra sen gitmek istedin..Bunu hiç hesaba katmamıştım..
Masalım mutlu sonla bitcekti evet,ama sen de yardım etcektin bana,öyle düşünmüştüm.
Oysa ki hiç ben de olucam dememiştin,yardım edicem korkma dememiştin..
Neden böyle saçma bir düşünceye kapılmıştım ki..
Sordum..Neden?
Gitme dedim milyonlarca kez haykırdım ama sonradan farkettim hiç sesim çıkmamıştı.
Sen de gitmiştin..
Çok ağlamıştım ama gözümden yaş akmamıştı..
Çok ağlamıştım bunu biliyordum,kimse değil,ben(!) biliyordum.
Sonra dindi gözyaşlarım..ve ben..
Sustum.
Hani mutlu bir masalım olcaktı dedim çocukların masallarındakiler gibi..
Sen baktın gözlerimin içine ve
Sustun..
Koştum sonra uzaklaştım senin olduğun yerden uzağa..
Ama sen gitmişsin farkedemedim bunu..Bense sadece koştum.
Aslında hiç bir yere gidemediğimi farkettiğimde,ardından bakmakla yetindim.
Sen gittin, bitti masalım.
Sen gittin, ben bir daha nefes alamadım.

Sıf-fır.

25 January 2010

birtanem <3

 

Saçlarımı kestirdim :) Beni tanıyanlar bilirler,saçlarım dedin mi durcaksın orda..Benim için kesitrmek çok zordur.En son geçen sene Kirpi saçlı çocuk saçlarımı çok kısa kesmişti,hüngür hüngür bütün gün ağlamıştım..Kabus gibiydi..bugün gittim kuaföre içimde bir heyecan bir pırpırlanma anlatamam yani alt tarafı uçlarından kestircem.Hayır o kirpi çocuğa da uçlarından kes demiştim ama off hatırlayınca bile tüylerim diken diken oluyor..Neyse efendim gittim kuaföre,Ceron’la <3  birlikte.Oturdum koltuğa ama nasıl yiyorum başının etini ,car car car hiç susmadım kıslatma boyunu çok kıslamasın cart curt..Adam en sonunda dedi ki (zaten yavşağın teki yavvv-şakk– neyse :P p  )  ”Beş dakka oturdum otuz beş yıllık konuştun” .Ben hiç oralı değilim hala konuşuyorum falan neyse kestirdim kalktım.Şu tepedeki son fotoğrafım çok kısalmadı ama yine de bir parçam eksik gibi :P

Başka ne oldu diyorumda yok olmadı bir şey..Büşra’nın bir kaç fotoğrafını paylaşıyım diye yazmak istedim bu yazıyı..Çabuk büyüyorlar azizim..

Havalar çok soğuk..Buzzz gibi..Eh şu kar tutsun da artık,poşetlerle kayalım..

Bir hikaye daha yazmayı planlıyorum ama kafamı toplamam gerek sanırım yazınca farkedersiniz zaten :P

uff ne çok saçmaladım bir akşam için :)

Hadi Kalın Sağlıcakla <3